Dünya’nın Dört Bir Yanından Kahveler

Dünyada su haricinde en çok tüketilen içecek olan kahve artık günümüzün vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Uzak diyarlardan bardağımıza kadar gelen bu lezzetin anavatanı aslında ekvator çizgisi üzerindeki ülkelerdir. Bu bölge, Afrika’nın büyük bir kısmını, Orta Amerika’yı, Güney Amerika’yı ve Asya’nın bir bölümünü kapsar. Kaliteli kahve çekirdeklerinin yetişmesi için en elverişli ortam yağış alan ve toprağının nemli – kuru yapıda olmasıdır. Farklı ülkelerdeki iklim ve toprak çeşitliliğine göre kahve aromaları değişkenlik gösterir. Kahve çekirdeklerinin hikayelerine değineceğimiz bu blog yazımızda toplam 5 ülkeye uğrayacağız. Eğer siz de kahve yolculuğuna çıkmak istiyorsanız, yazımızın devamına göz atabilirsiniz. 🙂

El Salvador:

El Salvador, Orta Amerika’da yer alan küçük bir ülkedir. Guatemala ve Honduras’a komşudur. Mayaların bir zamanlar yaşadığı bu topraklarda yetişen ve en tanınan kahve, eski bir Maya ismi olan Pipil’dir. El Salvador, yoğun aroması olan ancak genel olarak yumuşak içime meyilli bir kahvedir. Yaklaşık 18. Yüzyılın ortalarından beri deniz seviyesindeki dağ eteklerinde yetişir. Eskiden volkanik yapıda olan bu bölge, bu sebepten oldukça verimlidir. Dünyanın en aromatik kahveleri bu bölgede üretilir. El Salvador kahvesi, dengeli aromasıyla çikolatadan karamele kadar farklı nüanslar içerir.

Kolombiya:

Güney Amerika’da bulunan Kolombiya’da kahvenin yetiştiği bölgeler üç bölüme ayrılır. Bu bölümler, kuzeyden güneye doğru üç sıradağdan oluşmaktadır. Dağlar ve sıradağlar çok çeşitli mikroklimalar yaratır. Mikroklimalar, zemin seviyesinden itibaren hava tabakalarında oluşan belli bir iklim alanıdır. Burada yetişen Kolombiya kahveleri, bu sebepten birbirinden farklıdır ve kendilerine has karakteristik yapılardadır. Bu kahveler, ıslak işlenir ve küçük kaplarda öğütülür. Kahve çekirdeklerinin yetiştiği tarım bölgelerine ‘Zona Cafetera’ denir. ‘Zona Cafetera’, UNESCO dünya kültürü mirasıdır. Ayrıca burada Arabica kahve çekirdekleri de yetiştirilmektedir. Kolombiya kahvesi, genel olarak kaliteli ve yumuşak içim için ideal olan bir yapıdadır.

Brezilya:

Güney Amerika’nın en büyük ülkesi olan Brezilya, aynı zamanda dünyanın en büyük kahve üreticisidir. Brezilya kahve tarlaları, ülkenin ılıman iklim bölgelerinde yetişir. Kahve yetiştirme ve toplama işlemleri Brezilya’da oldukça profesyonel bir şekilde yapılır. Bu kahve çekirdeklerinde, çikolata aroması hissedilebilir. Dengeli içimi ve az asit oranı nedeniyle Brezilya kahve çekirdeği, dünyada en çok tercih edilen kahve türlerinden biridir.

Etiyopya:

Afrika’nın kuzeydoğusunda yer alan Etiyopya’da yetişen kahveler oldukça özeldir. Yüksek arazilerde yetişen bu kahveler, çiçeksi ve narenciye aromalarındadır. Etiyopya, Arabica kahvesinin doğum yeri kabul edilir. Kahvelerin çoğu ıslak halde işlenir. Bu da Etiyopya kahvelerine, canlı bir parlaklığa sahip meyvemsi ve çiçekli, kuru işlenmesi durumunda da meyveli kabuk tatlarını vermektedir. Etiyopya kahve, yumuşak içimli kahve sevenler için oldukça idealdir.

Hindistan:

Güney Asya’da bulunan Hindistan’ın kahve üretimi efsaneye göre 17. Yüzyılda başlar. Tıpkı Kolombiya’daki ‘Zona Cafetera’ gibi burada da bir UNESCO dünya kültürü mirası bulunur. Tac Mahal, ‘Sarayın Tacı’ olarak tercüme edilir. Tac Mahal ülkede bir şehir simgesi olarak kabul edilmiştir. Tipik Hindistan kahvesi tam gövdelidir ve asit oranı düşüktür. Kahve ekimi için en uygun alanlar, ülkenin güneyindeki ve kuzeydoğusundaki sıradağlardır. Kahve, ağırlıklı olarak ülkenin güneyinde yetiştirilir. Hindistan kahvesi düşük asitli, arta gövdeli ve baharat aromalı özelliklere sahiptir. Yumuşak ve dengeli bir kahve deneyimi yaşamak isteyenler için oldukça uygundur.

Keyifli bir kahve deneyimi yaşamak için kendinize en uygun çekirdeği seçebilirsiniz. Her biri birbirinden özel kahvelerle gerçek kahve deneyimini yaşayabilirsiniz. 🙂

Keyifli günler! 🙂